Basın Açıklaması (24 Ağustos 2021)

                                                         BASIN AÇIKLAMASI

Bazı basın ve yayın kuruluşlarında Başkanlığımızın Anayasa Mahkemesine verdiği bir görüşün “eşcinselliğin İslam dininde haram kabul edildiği, bu nedenle tutuklama kararının hukuka uygun olduğu” şeklinde yansıtılması üzerine söz konusu yorum ve iddialarla ilgili kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Başkanlığımız, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurulardan Adalet Bakanlığı’na bildirilenlere ilişkin olarak yazılı görüşlerini hazırlayarak Anayasa Mahkemesine sunmaktadır.

Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuruları kabul etmeye başladığı 23 Eylül 2012 tarihinden bugüne kadar 4.330 bireysel başvuru dosyası ile ilgili olarak görüş verilmiştir. Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yapılan başvurulara 1 Mart 2012 tarihinden itibaren 1.889 başvuru dosyası hakkında görüş hazırlanarak AİHM’e iletilmiştir.

Başkanlığımızca sunulan görüşlerde öncelikle idari veya adli makamların takdirleri tespit edilmektedir. Bu şekilde tespit yapıldıktan sonra konuya ilişkin Anayasal ve yasal hükümler ile Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatları doğrultusunda idari ve yargısal makamların takdirleri incelenmektedir.

Somut başvuruda da bu yöntem izlenmiştir. Görüş yazımızda soruşturma makamlarının tutuklamaya gerekçe gösterdikleri olgusal temellerin iddianamede ne şekilde yer aldığının belirtildiği bölümün bağlamından koparılarak, farklı bir şekilde yansıtıldığı görülmektedir.

Bakanlığımız görüşü oluşturulurken öncelikle Anayasa’nın “Kişi hürriyeti ve güvenliği” kenar başlıklı 19. maddesi esas alınmış ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Tutuklama nedenleri” kenar başlıklı 100 vd. maddelerine göre değerlendirme yapılmıştır. Yine başvurucunun üzerine atılı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenen “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunun maddi ve manevi unsurlarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarına ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir.

Aynı şekilde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özgürlük ve güvenlik hakkı” kenar başlıklı 5. maddesine ilişkin AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları referans alınmıştır. Söz konusu metnin başka referanslarla sunulduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.

Görüş yazısının tam metnine açıklamamız ekinde ulaşılabilir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bakanlık görüşünün tam metnine ulaşmak için tıklayınız…