Adalet Bakanı Gül, 2019 Yılını Değerlendirdi

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelerek 2019 yılını değerlendirdi. Bakan Gül, Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar, yargı reformu, kadına yönelik şiddet, darbe davaları, FETÖ ile mücadele başta olmak üzere gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ankara Hakimevi'nde gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelerek 2019 yılını değerlendirdi. Bakan Gül, Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar, yargı reformu, kadına yönelik şiddet, darbe davaları, FETÖ ile mücadele başta olmak üzere gündeme dair açıklamalarda bulundu. Yürütülen reform çalışmalarının temeli olan hak ve özgürlüklere güvence sağlamadan toplumsal huzurun yaşatılamayacağını dile getiren Bakan Gül, “Özgürlük ve güvenlik dengesinde, birini diğerine tercih etmemek temel yaklaşımımızdır. Bu mücadeleyi yargı, bu dengeyi koruyarak sürdürmektedir. Yargı bunu yaparken hiçbir yerden ve hiçbir kimseden emir almaz. Yargının emir alacağı tek yer, Anayasa ve kanunlardır. Yargı, hiçbir ideolojinin, hiçbir grubun hiçbir zümrenin değil, sadece hukukun emri altındadır. Bu anlayışa aykırı her türlü girişimin, çabanın karşısında olacağımızın da bilinmesini isterim.” değerlendirmesini yaptı.

Adalet Bakanı Gül, Doğu Akdeniz'de, Suriye'de ve Libya'da Türkiye'nin atmış olduğu her adım uluslararası hukuka uygun olduğunu söyledi. Bakan Gül, “Doğu Akdeniz'deki varlığımız ülkemizin ortak çıkarları içindir, milletimizin menfaati içindir, ülkemizin ulusal güvenliği içindir. Dayanağımız da uluslararası hukukun meşruiyetidir. 2020 yılında da ülkemizin çıkarları için uluslararası hukukun gerektirdiği tüm haklarımızı sonuna kadar kullanmaya devam edeceğimiz bir yol olacak.” dedi.

“ULUSLARARASI ELEŞTİRİLERE BU RAKAMLAR EN GÜZEL, EN NESNEL CEVAPTIR”

Adalet Bakanı Gül, geçen yıllarda hukuk sisteminde çok önemli reform adımları attıklarını ifade ederek, vatandaşların adalete erişimini ve makul sürede adil yargılanma hakkını güçlendirecek önemli değişiklikler yaptıklarını anlattı. Güven veren bir adalet sistemi için Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni hayata geçirdiklerini hatırlatan Gül, bunun yasalaşmaya başladığını belirtti.

Yeni bir İnsan Hakları Eylem Planı üzerinde çalıştıklarını aktaran Gül, şunları söyledi:

“AİHM nezdinde Türkiye'deki ihlallere yönelik 2019'da, bir önceki yıla kıyasla ihlal kararı sayısı 140'tan 96'ya gerilemiştir. Bu sayı, adil yargılanma hakkında 53'ten 15'e, tutuklamayı da içeren özgürlük ve güvenlik hakkında 29'dan 9'a, dernek kurma ve toplantı özgürlüğünde 11'den 2'ye düştü. Yine 2019 yılında AİHM'de ülkemize ilişkin 732 dosya kapatıldı. Derdest dosya sayısı ise tüm zamanların en düşük miktarı olan 680'e geriledi. Uluslararası eleştirilere bu rakamlar en güzel, en nesnel cevaptır. 'Reform oldu ama şuna yaradı, buna yaradı' diye bir değerlendirmeyi hukukla ve hukuk devleti ile bağdaştırmak mümkün değildir. Eski Türkiye geride kaldı. İnsanların başörtüsüne, inancına, düşüncesine, mezhebine göre yaklaşanlar, inkar eden, reddeden politikalar, uygulamalar eski Türkiye'de kaldı. Artık hiç kimse Türkiye'yi o eski yasakçı Türkiye'ye çeviremeyecektir.”

NÖBETÇİ NOTERLİKLERDE 9 AYDA 598 BİN 572 KİŞİ HAFTA SONU İŞLEM YAPTI

Nöbetçi noterlik uygulaması hakkında da bilgi veren Gül, 9 ayda 598 bin 572 kişinin hafta sonu noterde işlem yaptığı bilgisini verdi. Gül, noterlerde banka kredi kartlarıyla işlem yapılmasına olanak tanınacağını dile getirdi.

Bakan Gül, 1 Ocak 2019'dan itibaren e-tebligat sistemine geçildiğini, 2019 yılının tamamında 18 milyondan fazla e-tebligat gönderimi yapıldığını bildirerek, bu çerçevede 210 milyon lira tasarruf yapıldığını, 700 bin ton kağıt tasarrufu sağlayan çevreci uygulama sayesinde 11 binden fazla ağacın kesilmekten kurtarıldığını ifade etti.

Arabuluculuk uygulamaları hakkında da bilgi veren Gül, "2019 yılında, iş hukuku alanında 391 bin uyuşmazlıkta arabulucu görevlendirilmesi yapılmıştır. Bu uyuşmazlıkların 230 bini anlaşmayla sonuçlanmıştır. Böylelikle 400 iş mahkemesinin bir yılda bakacağı dosyayı arabulucular çözdü." dedi.

289 FİLİ DARBE DAVASINDAN 272’Sİ TAMAMLANDI

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadelenin devletin bağımsızlığı, bekası ve egemenliği açısından önemini vurgulayan Gül, diğer terör örgütleriyle olduğu gibi FETÖ ile mücadelenin de kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından 289 fiili darbe davası açıldığını aktaran Gül, bunlardan 272'sinin tamamlandığını, 17 davanın ise halen devam ettiğini söyledi.

Tamamlanan darbe davalarında 3 bin 949 mahkumiyet kararı verildiğini, sanıklardan 1225'inin ağırlaştırılmış müebbet, 1180'inin müebbet, 1544'ünün de süreli hapis cezası aldığını kaydeden Gül, 2 bin 648 kişinin ise beraat ettiğini vurguladı.

Gül, "15 Temmuzdan itibaren yargı demokrasi nöbetini tutmaya devam ediyor. Bugün hem darbeye karşı çıkmış bir millet var hem darbeyi yargılayan bir yargı var. Bu Türk demokrasisi ve yargı tarihi açısından da çok önemli bir dönüm noktasıdır." dedi.

FETÖ ile mücadelenin sulandırılmasına da karşı olduklarını belirten Gül, “Bu mücadelenin hukuk sınırları içinde olması hepimizin ortak beklentisidir. Herkesi bir torbaya doldurmak, bir çuvala doldurmak mücadeleyi sulandırır. Bu da en çok FETÖ'yü sevindirir. Biliyorsunuz bu kripto örgüt, mücadelenin sulanması için binlerce masum insanın yaftalanmasını göze aldı.” diye konuştu.

Gül, yargı mercilerince ortaya çıkarılan morbeyin listesinin, örgütün terörle mücadeleyi sulandırma girişimini açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Masum insanların ayrılması ile suçluların da gerekli cezayı almasının FETÖ ile mücadelenin başarısı açısından önemine değinen Gül, milletin yargıdan beklentisinin de bu yönde olduğunu kaydetti.

İnsanların yargı eliyle haksızlığa maruz kalmaması için soyut iddialarla vatandaşların ev ve iş yerlerine kolluk güçlerinin gelmesini önlemeye dair bir düzenleme de getirdiklerini ifade eden Gül, şunları söyledi:

“Haksız, genel, soyut iddialarla vatandaşın yargı eliyle lekelenmesini önleyecek bu kanun çerçevesinde, 2019 yılında 176 bin 380 ihbar dosyasından 119 bin 636'sı hakkında 'soyut ve mesnetsiz iddia' gerekçesiyle soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildi. Yani yaklaşık 120 bin vatandaşımız hakkında hiç soruşturma açılmamış, ifade alınmamış, kayıtlara şüpheli olarak da girilmemiştir.”

İnsan onurunun kıymetli ve her şeyin başında olduğunu vurgulayan Gül, milletin yargıdan beklentisinin maşeri vicdanı teskin etmesi ve uyuşmazlıkları gidermesi olduğunu söyledi.

YARGIDA HEDEF SÜRE UYGULAMASI

Yargılama süresinin kısaltılması için 1 Ocak 2019'dan itibaren hedef süreler belirlediklerini aktaran Abdulhamit Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geciken adalet, adalet değildir. İşte bunun için 2019 yılının başında adli işleyişe hedef süre uygulamasını getirdik. 2019 yılında soruşturma aşamasında hedef sürelere uyulma oranı yüzde 74 olarak gerçekleşti. Bu oran, hukuk mahkemelerinde yüzde 82, ceza mahkemelerinde yüzde 84 ve idari yargı mahkemelerinde yüzde 86'yı bulmuştur. Bu uygulama, yargı mensupları tarafından memnuniyet verici bir duyarlılıkla sahiplenilmektedir. Şimdi nerelerde yüzde 100 olmamış, nerelerde eksiklik var, bunlar üzerine kafa yoracağız ve mümkünse önümüzdeki yıl hedef süreleri daha da öne çekme imkanı var mı, bu konu üzerine çalışacağız."

Yargı yetkisinin kullanımının yargı mercilerine ait olduğunu aktaran Gül, milletin vicdanına uygun kararlar verilmesinin ortak beklenti olduğunu belirtti.

ORTAK DİLEĞİMİZ O KİŞİ BU ŞİDDETE MARUZ KALMADAN ÖNLENMESİ

Abdulhamit Gül, kadına yönelik şiddetle mücadele anlamında 2019'da acı hadiseler yaşandığını, kadına yönelik saldırılar ve asla tasvip edilmeyecek görüntülerin herkesin yüreğini yaraladığını aktardı. Bakan Gül sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aile Bakanlığının yürüttüğü 6284 sayılı kanun uyarınca kadına karşı şiddetle etkin bir şekilde mücadele etmek amacıyla genelgemizi güncelledik ve HSK da bu çerçevede ihtisas mahkemelerinin işleyişini düzenleyen bir karar aldı. Daha önce mağdurun başka şikayetleri var mı, bunların görülmesi yönünde her türlü konu tekrar hatırlatılmış oldu. Eylemle orantılı koruma tedbirlerine başvuru konusu değerlendirilecek, mağdurun daha önce başka şikayetinin bulunup bulunmadığı mutlaka kontrol edilecek. Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesindeki Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Bürosu'nun Türkiye genelinde yaygınlaştırılması için tüm çalışmalar yapıldı. Bu konuda elbette yargı sonuçtur, olan hadiseyi cezalandırır ama ortak dileğimiz o kişi bu şiddete maruz kalmadan, yaralanmadan, saldırı yapılmadan bu işlerin önlenmesi."

Bakan Gül, 2020'nin ülkede demokrasi, hukuk ve özgürlük çıtasının daha da yukarı çıktığı bir yıl olması dileğinde bulundu.  Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlayan Bakan Gül, gazetecilere karanfil verdi.